Tek kelimelik doğaçlamalar, bir cümlelik doğaçlamalar, yalnızca "a" harfiyle kurulan sorular, derken ikili gruplar halinde tamamen sınırsız ve bir o kadar da serbest konuları seçerek doğaçlamalar yapmaya başladık sanırım. Yani en azından Pred485 sınıfı olarak birçoğumuz bu oyunda yer aldı. Ben oynamadım cesaret edip de çıkabileceklerden değildim sanırım; kabul ediyorum bu hafta eziği oynadım, ama ikili doğaçlamaları başarabileceğimi düşünmüyordum. Sorunun da konuşmaktan öte yeni bir konu bulmakta olduğunu düşünüyorum. Sahneye geçtiğimde aklıma gelecek ilk şeyi oynayabilirim ama o an "yalnızca donakalıyorum", dolayısıyla da aklıma bir şey gelmiyor. Yersiz yere yaptığım stres öğrenmemin ve eğlenmemin önüne geçebiliyor arada sırada. Ancak şunu da söylemem gerek ki, gerçekten çok çok iyi doğaçlama yapan arkadaşlarım var sınıfta.(bunu söylemek bana düşmez ama içimden geldi.) Grup çalışması biraz daha rahat oluyor, en azından izleyicilerin odak sayısı artıyor ve belki de ordaki odakların içinden görünmez olmak istiyorum. Niye böyle oldum anlamadım diğer derslerde hiç olmazsa kendime güvenim vardı ve başarılı olup olmamayı çok fazla dert etmiyordum. Umarım haftaya kadar geçer.. Neyse canım bu kadar kötümser olmama gerek de yok. Bu ders bana birçok yönden katkı sağlıyor örneğin; yazmış olduğum senaryom için daha yaratıcı fikirler bulmama yönlendiriyor, en azından kısa filmimi çekerken faydası olacaktır. Ayrıca sessiz sinema oynarken bile faydasını gördük; illa ki konuşmaya gerek yok yaa. İleriki haftalarda her şey benim için düzene girmiş olacak buna tüm kalbimle inanıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder