25 Kasım 2012 Pazar
Durağan bir resmin ötesindeki mana
Yalnızca iki resim, konuşmak yok.. Üstelik birbirinden bağımsız ve alakasız. Ama iki resmi birbirlerine bağlı hale getirmek çok da zor değil. Bunun kolaylığını ya da zorluğunu tartışmak değil niyetim. Elbette ki, iki resmin arası bir şekilde doldurulur ve bir bağlantı kurulur ancak sözüm onadır ki öyle bağlantılar kuruluyor ki bazen aklın sınırlarını zorladığı anlar diyebilirim bunlara. Kimi kısa film tadında, kimisi de uzun metraj kıvamında. Gerçekten bu hafta yaptığımız çalışmada gösterdiğimiz gayret ve başarıdan dolayı bütün arkadaşlarımı tek tek tebrik ediyorum. Pred485te işte bu diyebileceğimiz noktada olduğumuza inanıyorum. Başlangıçtan şimdiye kadarki değişim oldukça fazla ve pozitif yönde ilerlemekte. Ne cevherler varmış yahu bizlerde :) Hem bu oyunu oynayarak cansız gibi görünen bir fotoğrafın arkasındaki manalara ulaştık hem de bu ders sayesinde yeteneksiz gibi sanılan ama aslında içlerinde birçok cevher yatan "değer"lere ulaştık. Görünenin ötesine manaya geçtik artık. Bundan sonraki hedefimiz de manayı aşmak vahdete ulaşmak olacaktır sanırım :)
17 Kasım 2012 Cumartesi
Hepimiz Birimiz, Birimiz Doğaçlama içiin
Bu başlık da neyin nesi ki şimdii:) Bütün sınıf yalnızca iki kişi olup doğaçlama yapıyor. Çok garip geliyor değil mi, ama bir o kadar da eğlenceli, hareketli muntazam bir şey. Kimin kafasını yaşayacağımız belli değil, ne diyeceğimiz, düşüncelerimiz plana, programa gerek yok. En son söyleneni dikkatee alarak spontane bir şeyler üretmek, en eğlenceli yanı işte bu. Kimi zaman çirkefi oynamak kimi zaman hanımefendi takılmak hatta bazen erkek rolüne bürünmek. Başkası olmanın, onun gibi düşünmenin en kolay yolu bu olsa gerek. Hep merak etmişimdir zaten: "şu kişi olsaydım ne düşünür, ne hissederdim?" Nasıl bir doğaçlamadır ki başkası olmayı kabul ediyoruz, oymuşuz gibi yapıyoruz. Düşünülesi bir konu.. ama velakin başkası olmak da zormuş onun düşünce yapısından devam etmek de pek kolay değilmiş. Kendimi istemediğim bir yerde bulundurmaya çalışıyorum gibi geliyor nedense.. Diğer oyunumuzda ise başkasının yerine geçmesek de başkasını anlatmaya çalıştık. Kendini anlatmak kadar arkadaşını anlatmak da heyecan verici. Her zamanki gibi büyük sorun sahne performansı ve seni dinleyen bir grubun karşısında olman. Ama bu performans pratikleri sayesinde bu gibi problemlerin üstesinden gelebileceğini düşünüyorum.
Ayrıca günden güne azalan ve kontrol altına aldığım heyecan sayesinde de çok mutluyum. Sırası geldiğinde sahne performansını ve doğaçlamayı da mümkün olduğu kadar rahat hissederek sergileyeceğim. Tabi ki daha vakti var. Şimdilik heyecanı kontol altında tutmakla devam edeceğim hayatıma. Bu arada yarın KPDS var. Biraz phrasal verb öğreneyim bari. Heyecanımı kontrol edişimi sınavlara da yansıtacağım :)
Ayrıca günden güne azalan ve kontrol altına aldığım heyecan sayesinde de çok mutluyum. Sırası geldiğinde sahne performansını ve doğaçlamayı da mümkün olduğu kadar rahat hissederek sergileyeceğim. Tabi ki daha vakti var. Şimdilik heyecanı kontol altında tutmakla devam edeceğim hayatıma. Bu arada yarın KPDS var. Biraz phrasal verb öğreneyim bari. Heyecanımı kontrol edişimi sınavlara da yansıtacağım :)
9 Kasım 2012 Cuma
İçindeki sesi dinle!!
İki sınav arası Pred485 dersi ne kadar heyecanlı değil mi? Sınava çalışmak için derse gitmemezlik yapmadım. Ee, pred 485 dersini almak hayatımda kaç kez olur ki? Ancak bir kere, haftada ise yalnızca 1 kere, bu fırsatı neden kaçırayım ki :) Şimdi iki sınav arası olduğu için fazlasıyla stresliydim, grup çalışması ya da birey çalışması her ne olursa olsun beni rahatlatması gerekliydi. Vee çok heyecanlı bir o kadar da eğlenceli bir doğaçlama yaptık. Dörtlü oyunu denedik, tam adını bilmesem de oyun çok zevkliydi. Düşünmeden ya da hazırlanmadan konuşurken ne kadar saçma şeyler çıkıyormuş :P "çanta" ve "teras" kelimeleri hakkında partnerlerimle doğaçlama yaptım. Doğaçlamanın özünde anladım ki sıfır seviyede stres olması gerek ve de içimizdeki sese kulak vermemiz gerek. Peki ama bu içimizdeki sesi ya duyamıyorsak ya da hiç konuşmuyorsa? Doğaçlama sırasında bir kere bile içimdeki ses konuşmadı, ya da ben dinlemesini bilmiyorum. Tabii doğaçlama da önemli bir şey de sanırım enerji. Karşındaki isteksizse sana da yansıyor, ya da tam tersi istekli ve çabalıysa bu da doğal olarak olumlu bir yönde yansıyor.
Kısır döngü oluşturacak kelimeler, saçma sapan, ya da duygu içeren kelimeler ne de güzel diyaloglara sebebiyet veriyor, ve tabii bazen de komik. "Öğretmenliği bırakıyorum, tarlayı traktörü satıp, köye yerleşeceğim. :)))" ne güldüm buna ve hala da gülmemi sağlayan arkadaşa selam olsun..
Bu gece buradan hiç gitmeyesim var, üç arkadaşım daha olsun ve aklımıza gelen ilk kelimelerle doğaçlama yapalım; hatta içimdeki sesi dinleyeyim gecenin sessizliğinde...
Kısır döngü oluşturacak kelimeler, saçma sapan, ya da duygu içeren kelimeler ne de güzel diyaloglara sebebiyet veriyor, ve tabii bazen de komik. "Öğretmenliği bırakıyorum, tarlayı traktörü satıp, köye yerleşeceğim. :)))" ne güldüm buna ve hala da gülmemi sağlayan arkadaşa selam olsun..
Bu gece buradan hiç gitmeyesim var, üç arkadaşım daha olsun ve aklımıza gelen ilk kelimelerle doğaçlama yapalım; hatta içimdeki sesi dinleyeyim gecenin sessizliğinde...
3 Kasım 2012 Cumartesi
because of what?
Tek kelimelik doğaçlamalar, bir cümlelik doğaçlamalar, yalnızca "a" harfiyle kurulan sorular, derken ikili gruplar halinde tamamen sınırsız ve bir o kadar da serbest konuları seçerek doğaçlamalar yapmaya başladık sanırım. Yani en azından Pred485 sınıfı olarak birçoğumuz bu oyunda yer aldı. Ben oynamadım cesaret edip de çıkabileceklerden değildim sanırım; kabul ediyorum bu hafta eziği oynadım, ama ikili doğaçlamaları başarabileceğimi düşünmüyordum. Sorunun da konuşmaktan öte yeni bir konu bulmakta olduğunu düşünüyorum. Sahneye geçtiğimde aklıma gelecek ilk şeyi oynayabilirim ama o an "yalnızca donakalıyorum", dolayısıyla da aklıma bir şey gelmiyor. Yersiz yere yaptığım stres öğrenmemin ve eğlenmemin önüne geçebiliyor arada sırada. Ancak şunu da söylemem gerek ki, gerçekten çok çok iyi doğaçlama yapan arkadaşlarım var sınıfta.(bunu söylemek bana düşmez ama içimden geldi.) Grup çalışması biraz daha rahat oluyor, en azından izleyicilerin odak sayısı artıyor ve belki de ordaki odakların içinden görünmez olmak istiyorum. Niye böyle oldum anlamadım diğer derslerde hiç olmazsa kendime güvenim vardı ve başarılı olup olmamayı çok fazla dert etmiyordum. Umarım haftaya kadar geçer.. Neyse canım bu kadar kötümser olmama gerek de yok. Bu ders bana birçok yönden katkı sağlıyor örneğin; yazmış olduğum senaryom için daha yaratıcı fikirler bulmama yönlendiriyor, en azından kısa filmimi çekerken faydası olacaktır. Ayrıca sessiz sinema oynarken bile faydasını gördük; illa ki konuşmaya gerek yok yaa. İleriki haftalarda her şey benim için düzene girmiş olacak buna tüm kalbimle inanıyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)