7 Ekim 2012 Pazar

İlk hafta ve İlk heyecan

        Gerçek şu ki Pred485 dersini bulmam arkadaş önerisiyle falan olmadı. Yine bir kayıt dönemi esnasında ve panik halinde seçmeli ders ararken onu bulmuştum. İnanç Hocamın tabiriyle kader bizi buluşturmuştu :)) Ve şans benden yanaydı ki sabah sisteme ilk girenlerdendim ve dersi kotadan alan 5kişiden biriydim. Ders hakkında en ufak bir bilgim yoktu bu yüzden ilk derste çok da heyecanlıydım. Ve beklenen an gelmişti. Konuşmaları, hayata bakış açısı, tecrübeleri ile İnanç hoca çok farklı ve bir o kadar da etkileyiciydi. İnanç Hoca Boğaziçi'nde tanıdığım en farklı hocaların başında geliyor artık.  Uzun ve politik bir konuşmanın ardından ilk dersimize "Dikkat Oyunu" ile (ya da 1-2-3 oyunu) başladık. Beden dili ve konuşma dili bir araya gelince ikisini aynı anda ifade etmenin bu kadar zor olabileceğini daha önce hiç düşünmemiştim. Ve o an fark ettim ki konuşma diliyle sayıları ardışık bir biçimde sayarken, işaret dilinin araya girmesi daha fazla odaklanmayı ve dikkatli olmayı gerektiriyormuş. İkinci oyunumuz "doğaçlama"ydı. Herhangi bir hazırlık süreci olmadan grupça yaptığımız ve içten gelen bir oyundu. Herkesin farklı bir telden çalmasına ve cümlelerin anlamsızmış gibi görünmesine rağmen ilk haftanın vermiş olduğu anlam büyüktü. Üstelik kimse belli etmese de ilk haftanın heyecanı da vardı. Doğaçlamasıyla, dikkat oyunlarıyla ve tabiki İnanç Hocamızla iyi ki varsın ve ben de bu grubun bir parçasıyım pred485. I am so lucky :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder